Omuz Rotator Manşet Yırtıkları

Omuzun Rotator (dündürücü) manşet yırtıkları omuz ağrılarının sık görülen nedenidir. Yaşla birlikte görülme sıklığı artar. Daha çok ana problem kasın yapısının seneler içinde bozulması ve aşırı kullanımına bağlıdır. Tedavi önerileri basit egzersiz ve ilaçlardan kompleks ameliyatlara kadar değişebilir. Tedavi önerisi kasın ucundaki kirişteki hasarın şiddetine, hastanın beklentilerine ve hastanın fonksiyonel ihtiyacına göre belirlenir.
Rotator manşet 4 kastan meydana gelir. Bu kaslar omuz kuşağını oluşturan ana kas olan deltoid kasının altındadır. Bu kaslar birbirleri ile bağlantılı çalışırlar. Kolumuzun hareketini sağlamak yanında kolun herhangi bir pozisyonunda omuz ekleminin sabit ve yerinde kalmasını sağlar. Fonksiyonları gereği sürekli çalışmak zorundadırlar. Ayrıca omuz başı kemiği ile omuzun en üst kısmındaki kemik arasında dar bir alanda çalışmaları gerekir. Özellikle ellerin baş üzerinde olduğu pozisyondaki aktiviteler sırasında (cam silemk, çamaşır asmak vs gibi) kasların bu dar alanda sıkışmaları söz konusudur. Kasların üst ve yan kısımlarında bursa adı verilen baloncuk şeklinde yapılar vardır. Bu yapı kaslardaki sorunların oluşması ile birlikte şişer ve ağrılı hale gelir. Kasdaki yırtık yanında bursadaki sorunlarda ağrı sebebidir.
Kaslarda hasar meydana geldiğinde hasarın şiddetine göre basit ağrıdan omuzun haerket ettirilememesine kadar değişen farklı bulgular ve şikayetler meydana gelir. Kas kirişi genellikle omuz başı kemiğine yapışma yerinden koparak yırtılır. Yırtık genel olarak tüm insanlar arasında yaklaşık %30 oranında görülür. aslında bu oranı saptamak zordur. Çünkü yırtıklı hastaların önemli bir kısmında şikayet yoktur veya oldukça azdır. Bu nednele kesin oranın saptanması güçtür.

Yırtığın meydana gelmesinin hem kaslardaki problemlerle hemde kasın dışında gelişen bazı problemlerle ilişkisi vardır. Kasın kendi içindeyaşla ve aşırı kullanım ile ilgili meydana gelen bozulma ana sebeptir. Bunun dışında kasın hareketini engelleyen veya kası sıkıştıran diğer sebeplerinde yırtığın oluşmasına katkısı vardır. Örneğin omuz kuşağı içinde sıkışıklık meydana gelmesi (kemik büyümesine bağlı). Yırtık genellikle kullanılan el tarafındaki omuzda meydana gelir. Kişi sağ elini aktif olarak kullanıyorsa sağ omuzunda yırtık meydana gelme olsaılığı daha yüksektir. Ayrıca bir omuzda yırtık meydana gelmişse özellikle 60 yaş üstü kişilerde neredeyse kesin olarak diğer omuzunda da yırtık vardır veya meydana gelecektir. Eğer yırtık tedavisiz bırakılırsa yırtıkların yarıya yakını yıllar içinde büyüyecektir. Bunların önemli bir kısmında da şikayet meydana gelecektir.
Tedavi Seçenekleri
1. Ameliyat dışı tedaviler
2. Ameliyatlar (Açık, Mini-Açık, Artroskopik)

Ameliyat dışı tedavi yöntemleri, ilaçlar, egzersiler, enjeksiyonlar, fizik tedavilerdir. Bu yöntemlerle hastaların yarısının ağrısı geçebilir. Bu yöntemin asıl başarılı olduğu hastalar kas gücünde azalma olmayan ana olarak ağrının ön planda olduğu hastalardır. Kas gücünü ameliyatsız artırmak mümkün değildir. Ayrıca uzun süreli şikayeti olan ve büyük yırtığı olan kişlilerde genellikle ameliyat dışı yöntemler faydalı olmaz. Ameliyatsız tedavinin ameliyatın risklerinden (enfeksiyon, hareket kısıtlılığı ve anestezi riskleri) kaçınma avantajı vardır. Öte yandan, kas gücü artmaz, yırtık zamanla büyür ve hastanın fonksiyonlarını azaltması gerekir.
Hastanın şiakyetleri ameliyat dışı yöntemler ile geçmiyorsa, kasda zayıflık varsa ve omuzda hareket kısıtlığı varsa ameliyat gerekmektedir. Özellikler yırtık yaralanmaya bağlı meydana gelmişse ve büyükse erkem ameliyat yapılması uygundur.
Ameliyat daha öncede bahsedildiği gibi 3 yöntemler yapılabilir. (açık, Mini-açık, artroskopik)

Açık tamirde artroskopi yoktur. Omuzda klasik cerrahi ameliyat kesisi ile başlanır. Omuz kuşağını oluşturan kas (deltoid) ayrılarak yırtığa ulaşılır ve gerekli işlemler yapılarak tamir gerçekleştirilir. Yara dikilerek kapatılır. Bu yöntemin en önemli dezavantajı artroskopi yapılmamasıdır. Bazen yırtık ile birlikte omuzda var olan problemler artroskopi ile saptanabilir ve tedavisi gerçekleştirilebilir. Açık tamirin dezavantajlarından biri budur. İkincisi ise ameliyat sonrası iyileşme süresinin biraz daha uzun sürmesidir. Ancak tamir açısından bakıldığında uzun dönemde diğer yöntemler ile arasında fark yoktur.

Mini-açık tamirde önde artroskopi yapılır. Sonrasında açık tamire göre daha küçük bir ameliyat kesisi ile tamir gerçekleştirilir. Bu yönteme artroskopinin eklenmesi önemlidir. Olası ek problemlerin saptanması mümkündür. Uzun dönemde tamirin başarısı diğer yöntemler ile aynıdır.

Artroskopik tamirde tüm işlemler artroskopik gerçekleştirilir. Deltoid adele hasarı oluşmadığı için iyileşme ve hastanın işine dönemsi daha kısa olabilir. Ancak başarılı sonuçlar için deneyimli cerrah gerektirir. Ancak deneyimli cerrahların elinde başarısı yüksektir. Artroskopik döndürücü manşet tamirini başarı ile gerçekleştirebilen cerrah ameliyat sırasında saptayabileceği ek problemleri de aynı seansta giderebilir. Bu deneyimli bir cerrahın elinde artroskopik yapılan tamirin en önemli avantajıdır.
Ameliyat sonrasında başarı %80-95 arasında ağrı kontrolü, fonksiyonun yeniden kazanılması, hareketin kazanılması ve hasta tatmini açısından mümkündür. Ameliyatın başarısını etkileyen bazı faktörler vardır.

  • Kötü doku kalitesi
  • Büyük Yırtık
  • Ameliyat sonrası hastanın fizik tedaviye uyum sağlayamaması
  • Hastanın yaşı (65 yaşından büyük)
  • Hastanın iş gücü kaybı iddiası

Gününümüzde tamir ameliyatları giderek daha fazla artroskopik yapılmaktadır. Bu sayede;

  • Cerrahiye bağlı daha az ağrı
  • Ameliyat sonrası daha az hareket kısıtlılığı
  • Daha az cerrahi kanama
  • Ameliyat sonrası hastanede kalış süresinin kısaltılması

mümkündür.

Ameliyata bağlı sorunların görülme riski yaklaşık %10 civarındadır. Bu sorunlar sinir yaralanması, İltihap, Deltoid kas yırtılması, hareket kısıtılılığı ve manşette yeniden yırtık oluşmasıdır.

Tamir sonrasında uygulanacak rehabilitasyon ameliyatın başarısı açısından oldukça önemlidir. Hastanın rehabilitasyona uyum göstermesi başarıyı direkt etkiler. Ameliyat sonrasında 4-6 hafta omuz-kol askısı kullanmanız gerekebilir. 12 haftaya kadar omuzun harekeketlerinin tam olması beklenir. Ameliyat sonrası 3-6 ay arasında omuz tam olarak fonksiyon görebilecek hale gelir.

Omuzun döndürücü manşet yırtıkları yaşın artması ile birlikta daha fazla gözlenir. Hastaların yaklaşık yarısı ameliyat dışı yöntemler ile tedavi olabilirken diğer yarısınd ameliyat gerekli olabilir. Özellikle ameliyat dığı yöntemlerle başarılı olunamaz ise ameliyat söz konusu olmaktadır. Tüm ameliyat tekniklerinin uzun dönem sonuçları benzer olmak ile birlikte günümüzde artroskopik cerrahi daha ön plandadır.