Omuz eklemi vücudun en fazla hareket eden eklemidir. Tüm yönlere kolun rahat hareket etmesini ve elimizin vücudumuzun bir çok bölgesine erişmesini sağlar. Bu kadar çok hareket edebilmesi omuz ekleminin diğer eklemlere göre daha kolay çıkmasına neden olur. Vücutta en fazla çıkık olan eklem omuz eklemidir.
Çıkık omuz baş kısmının yuvasından çıkmasıdır. Bu ani zorlanma ile olabildiği gibi tekrarlayan zorlanma (aşırı kullanım) ile de oluşabilir. İlk çıkık olduktan sonra yeniden çıkık olma olasılığı meydana gelir. Genel eklem gevşekliği olan kişilerde birden fazla yöne omuzda tekrarlayan çıkıklar oluşabilir.
Omuz eklemi kürek kemiği üzerinde yer alan küçük ve sığ bir yuva kısmı ile kol kemiğinin büyük yuvarlak baş kısmı tarafından oluşturulur. Yuva kısmı sığ ve küçük olduğundan yeterli kemik desteği yoktur. Omuz’un yerinde kalmasını bağlar ve kaslar sağlar. Ayrıca her iki kemiği birbirine bağlayan kapsül denilen bağ ile yuvanın derinliğini artıran “labrum” adı verilen daha kalın bağ omuzun yerinde durmasına katkıda bulunur. Ani zorlamalar ile oluşan omuz çıkığında kapsül ve labrum yırtılabilir. Basende hem yuva kısmında hem de baş kısımda kemikte kırıklar ve ya ezilmeler oluşabilir.
Omuz çıkığı yarım veya tam çıkık şeklinde olabilir. Yarım çıktıkta baş yuvadan tamamen ayrılmaz ama yuvanın karşısında merkezlenemez. Bu da ağrı, hareket kısıtlılığı ve kıkırdak sorunlarına yol açar. Tam çıkıkta ise baş yuvanın tamamen dışına çıkmıştır ki bu acil olarak tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Çıkık sırasında yukarıda bahsi geçen yürüte ve kemik problemleri iyileşmediğinde yeniden fazla zorlama olmasa dahi -hatta hapşırırken bile- omuz yeniden çıkabilir.
Omuz çıkığı ve kayması 3 şekilde meydana gelir.
1. Yaralanma ile; ani bir zorlama ile normal omuz eklemi yerinden çıkar. Kapsül ve labrumda yırtıklar meydana gelir. Ek olarak kemik sorunları oluşabilir.
2. Tekrarlayan zorlanmalar; bazı insanların tam olarak omuz çıkıkları oluşmaz. Omuzu tam olarak çıkaracak kadar zorlanma olmaz. Ancak omuzun kaymasına veya yarım çıkığına neden olan tekrarlayan daha az şiddetli zorlanmalar olur. Bu da omuzda tekrarlayan yarım çıkışa neden olur. Bu hastalarda kapsül ve labrumda yırtık yoktur. Ama özellikle kapsül genişlemiştir.
3. Çok yönlü kaymalar; bu hastalar doğuştan esnektirler. Hasta kendisi dahi omuzunu çıkarıp yerine yerleştirebilir. Bu hastalarda omuz hacmi oldukça artmıştır.
Çok yönlü tekrarlayan omuz çıkıkları ile ilgili konuşmam için tıklayınız.
Omuzun tekrarlayan çıkıkları ağrı, kayma hissi, güvensizlik ve boşluk hissi şeklinde bulgu verebilir. Zorlanmaya bağlı omuzun tam çıkıkların ağrı ve hareket kısıtlılığı ileri derecededir.
Doktor muayene ederken omuzun çıkma veya kayma ile ilgili bulgularını arar. Sonrasında normal film ve MR inceleme ile omuzu değerlendirerek, hasarın derecesini öğrenmeye çalışır buna göre de plan yapar.
ANi zorlanmaya bağlı omuzun tam çıkışının tedavisi acildir ve bir an önce omuz yerine yerleştirilir ve sonrasında kısa süre sabitlemesen sonra egzersiz programına başlanır. Bazı durumlarda (genç yaş, sporcu, asker veya kemik lezyonu vs) erken cerrahi tedavi uygulanabilir.
Tekrarlayan zorlanmalar veya çok yönlü kaymalarda ilk tedavi cerrahi-dışı rehabilitasyon ve güçlendirme tedavisidir.
Cerrahi tedavi iyileşmeden durumlarda sıklıkla gerekebilmektedir. Burada yırtık olan dokular tamir edilir ve kapsül daraltılır. Bazı durumlarda kemik lezyonlarına da müdahale etmek gerekir. Bazen çok fazla sayıda çıkık olan hastalarda düzeltilemeyen kemik lezyonları olması durumunda kemik blok ameliyatları gerekebilir.
Cerrahi işlemin nerede ise tamamı Artroskopik yapılabilir. Kemik blok ameliyatları genellikle açık yapıldığı gibi artroskopik de yapılabilir.
Ameliyattan sonra rehabilitasyon önemli bir konudur ve ameliyatı yapan cerrah tarafından programlanması gerekir.